1 Mayıs 2009



   

İSTANBUL  TAKSİM  VE  ASCHAFFENBURG’DA ALEVİ  TOPLUMU  EMEKÇİLERİN  YANINDA VE  1 MAYIS’TA  ALANLARDAYDI..

 İşçi ve emekçiler uzun yıllardır verdiği mücadele sonucunda Taksim yasağını delmeyi başardı. 1977 yılında Taksim’de yapılan katliamdan tam 31 yıl sonra, işçi ve emekçileri büyük bir başarıya imza atarak, devletin nerdeyse ’kutsal’ ilan ettiği Taksim Meydanı’na çıkarak 1 Mayıs’ı kutladı.

Taksim yolunda büyük bedelleri ödeyen Türkiye işçi sınıfı, Taksim’e çıkarak işçi ve emekçilerin özlemini giderdi.
DİSK ve KESK’in öncülüğünde Taksim’e çıkan işçi ve emekçilere, çok sayıda milletvekili, sanatçı, yazar ve uluslararası sendika temsilcileri de destek verdi.
Kortejde DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ve KESK Genel Başkanı Sami Evren’in yanı sıra, Türk Tabipleri Birliği Merkez Komitesi Başkanı Gençay Gürsoy, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Özpolat, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil, CHP İstanbul milletvekilleri Mehmet Sevigen ve Sacit Yıldız, DTP milletvekilleri Sırrı Sakık ve Sabahat Tuncel, eski kültür bakanı Ercan Karakaş, eski milletvekili Berhan Şimşek ve Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ile CHP'li Gürsel Tekin de hazır bulundu. Kortejde ayrıca, Almanya, Fransa, Suriye ile çeşitli ülkelerden gelen sendika temsilcileri de yer aldı.
İşçilerin Taksim'e yürüyüşü Pangaltı'dan başladı. DİSK Genel Merkezi önünde sabah saatlerinde toplanan işçi ve emekçiler, Pangaltı'ya doğru yürüyüşe geçti. Polis, Taksim’e doğru yürüyüşe geçen DİSK ve KESK kortejini, zaman zaman engellemeye çalıştı. Kortej polisin enegllemelerine rağmen, beş binin üzerinde işçi ve emekçi 31 yıl sonra Taksim Meydanı’na çıkmayı başardı.
Taksim’e çıkan emekçiler, burada 1 Mayıs marşını okuyarak, 1977’de katledilenleri andı. Taksim’e çıkanlar, 32 yıl sonra 1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda kutlama coşkusunu yaşadı. Takism Meydanı’nda sloganlar atıldı ve marşlar söylendi. Türküler eşliğinde halaylar çeken işçi ve emekçiler, bugün Taksim yasağını delmenin mutluluğunu ve gururunu yaşadı.
Taksim meydanı’nda bir konuşma yapan DİSK Genel Başkanı Süleymen Çelebi, ’Ölü toprağını dağıtıp Taksim’e geldik’ dedi.

Polisin sokak aralarında emekçilere gaz bombasıyla saldırdığını belirten KESK Genel Başkanı Sami Evren ise, “Başbakan’a, İçişleri Bakanı’na bir kez daha sesleniyorum; yanlış yapıyorsunuz. Emekçiye gaz bombası atmayın, copla vurmayın. Emekçiye kalkan ellerden mutlaka bir gün hesap sorulur” ifadelerini kullandı.

1 Mayıs’ın Türkiye’de ilk kez resmi tatil olarak kutlandığı bu yıl, işçi ve emekçilerin uğrunda büyük bedeller ödediği haklı mücadelenin kazanımlarına tanık oldu. Taksim’e çıkanlar, bütün engellere rağmen Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs alanı olduğunu bir kez daha gösterdi. Taksim yasağını delmeyi başaran Türkiye işçi sınıfı, önümüzdeki yıllarda mücadelesine yeni kazanımlar ekleyecek. Taksim’deki 1 Mayıs kutlaması, Türkiye’nin artık 12 Eylül askeri darbesinin toplumda yarattığı korku ve yasakçı zihniyeti aşması gerektiğini de bir kez daha göstermiş oldu.
Taksim’deki 1 Mayıs kutlaması, önümüzdeki yıllarda bütün sendikaların birleşerek çok daha kalabalık ve daha çoşkulu bir şekilde Taksim’e çıkabileceklerinin işaretini verdi.
İşçi ve emekçiler bu tarihi günde, Taksim’in 1 Mayıs alanı olduğunu ve yetkililerin topluma empoze etmeye çalıştığı Taksim korkusunun yersiz olduğunu da gösterdi.

Emekten yanayız, Emekçiden tarafız…
Aschaffenburg’ta Aschaffenburg Alevi Birliği  her zaman  olduğu gibi  kitlesi ve taşınan pankartların verdiği mesajlarla bu 1 Mayıs‘ta Emekçilerin yanında ve alanlardaydı.Yaklaşık 1000 kişinin katılımıyla kutlanan Emekçi Bayramında Aschaffenburg Alevi Birliğinin tartışılmaz varlığını, emekçilerin,ezilenlerin,mağdurların ve halkların kardeşliğinin sesini duyuran rakipsiz bir kurum olduğunu herzamanki gibi bu 1 Mayıs’ta da ıspatlamış ve Alevi Öğretisine yakışır duruşunu onur ve gururla sergilemiştir.
Türkiye’yi sosyal devlet yapısında hızla uzaklaştıran AKP Hükümeti’nin uygulamaları karşısında Alevi toplumu olarak her zaman emekçilerin yanında olacağız.(oldu) 1 Mayıs’ta Alanlardayız…(Alanlardaydık)

Dünya genelinde varolan ekonomik krizi bahane ederek, sermaye odakları ile hareket eden hükümetler nedeniyle dünyadaki ‘işçi ve emekçi’ sınıfı zor bir dönem geçirmektedir. Başını ABD’nin çektiği emperyalist politikalara karşı refah düzeyleri her geçen gün gerileyen emekçiler için artık kritik bir döneme girmiş bulunmaktayız. Almanya’da krizin yarattığı olumsuz etkilerin faturası, ‘kısaltılmış çalışma süresi(Kurzzeitarbeit)’ ve ‘İşsizlik’ olarak çalışan kesime çıkarılmak istenmektedir. Bugün dünya üzerinde söz sahibi ve güçlü bir ülke olan Almanya, bu özelliğini sağlam bir ‘sosyal devlet’ yapısına borçlu olduğunu unutmamalıdır. Özellikle göçmen kökenli yurttaşlar arasında artan işsizlik oranına en kısa sürede çözüm bulunmalıdır. Başarılı bir entegrasyonun ön şartlarından birinin bu insanları iş dünyasına kazandırılmasından geçtiği bilimsel bir gerçektir. Toplumsal huzurun artarak sürdüğü, paylaşımcı bir Almanya için el ele mücadele edelim. Dünya emekçilerinin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs kutlu olsun…

Taksim meydanındaki kutlamaları destekliyoruz…(ve haklı ve başarılı olduk)
Türkiye’deki emekçilerin içinde bulunduğu tablo Avrupa’daki emekçilere oranla çok daha vahim bir durumdadır. AKP’nin çizdiği ‘sahte’ başarı grafiklerinin aksine halkımız, üreticimiz ve emekçimiz her geçen gün ağırlaşan ekonomik ve sosyal şartlar altında ezilmektedir. Küresel sermayelerin saldırıları ve ekonomik krizin olumsuz etkileri karşısında halkımızı savunmasının bırakan mevcut iktidar, 1 Mayıs’ta Taksim’de yapılacak gösterileri yasaklayarak, emekçilerin kendilerini ifade etme haklarını da ellerinden almak istemektedir. 12 Eylül darbesinin etkilerinden biri olarak meydanların halka kapatılmasına gerek demokrasi anlayışımız gerekse sivil toplum kuruluşu olmamızın yüklemiş olduğu sorumluluk duygusu ile kesinlik karşı çıkmaktayız. İşine geldiğinde demokrasiye ve özgürlüklere sığınan iktidar, emekçilere, demokrasiye, özgürlüklere yönelik tahammülsüz ve anti-demokratik tavrını her fırsatta ortaya koymaktan çekinmemektedir. Bu diktatörvari yaklaşımlara verilecek en büyük cevap örgütlü mücadele olacaktır. Sivil itaatsizliği siyasal yaşama katılmanın yasal bir formu olarak demokrasimize kazandırmalıyız. Emeği en kutsal değer olarak kabul eden Alevi toplumu, bu haklı mücadelede emekçilerin yanında olacaktır.
 İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü, emeğin bayramı 1 Mayıs kutlu olsun…
 Toplumsal barışının sağlandığı, gelir dağılımındaki adaletsizliğin son bulduğu, barış dolu bir dünya için 1 Mayıs’ta Alanlardayız…

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu       –       Aschaffenburg Alevi Birliği